İsrail’de Netanyahu hükümeti, ekimde yapılması planlanan seçimler öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığı üzerinden siyasi söylemlerini sertleştirdi.İsrail'de Gazze'de katliamların sorumlusu İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve etrafındakiler, ülkedeki seçimler öncesinde dört koldan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşıtlık üzerinden oy toplama çabasına girişti.Seçim afişleri ve medyada çıkan yazıların ardından şimdi de İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın sosyal medya paylaşımı geldi."GÜVENLİĞİ TEHDİT"Sosyal medya hesabından Türkçe olarak paylaştığı mesajında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İsrail'in güvenliğini tehdit ettiğini vurgulayan Katz, Türkiye'nin Suriye'deki etkinliğinden duydukları tedirginliğini de saklamadı.Katz, şu mesajı paylaştı:"Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi Suriye’de tehlikeli maceralara sürüklüyor. İsrail, hiçbir aktörün güvenliğini tehdit etmesine izin vermeyecektir.Erdoğan’ın, İsrail’e karşı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçeklikten kopuk, hayal ürünü söylemlerini sürdürmesi; İsrail’in kendini savunma konusundaki kararlılığını sınamaya kalkışmasından daha iyi olur.
'ERDOĞAN'IN KAZANMASINA İZİN VERMEYİN' AFİŞİ ASTILAR27 Ekim'deki seçime gidecek olan İsrail'de, Netanyahu'nun partisi, İsraillilerden, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Netanyahu'yu istemediğini vurgulayarak oy isteyen afişler yaptırdı.Netanyahu'nun partisi Likud'un reklam panolarında kullandığı afişlerde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte İran lideri Mücteba Hamaney, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım ve New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin fotoğraflarının altında "Onlar, Netanyahu'nun kaybetmesini istiyor. Kazanmalarına izin vermeyin" yazısı yer alıyor.
"KENDİNİ 'MESCİD-İ AKSA'NIN KORUYUCUSU' OLARAK KONUMLANDIRIYORİsrail televizyonu i24NEWS'in haber sitesinde çıkan bir analiz yazısında da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bölgedeki hamlelerinin Tel Aviv açısından büyük problemler yaratacağı işlendi.Yazıda şu ifadeler yer aldı:"Türkiye'nin etkisi 'Mescid-i Aksa'ya kadar uzanıyor. Erdoğan yönetimi, kendisini 'İslam'ın ve Mescid-i Aksa'nın koruyucusu' olarak konumlandırıyor. Doğu Kudüs'ün dükkânlarında, kurumlarında ve mahallelerinde bir Türk varlığı oluşuyor.





