Kut’ül Amare Zaferi ile Doğu Türkistan özgürlük mücadelesinin efsanevi lideri Osman Batur Han’ın şehadeti, 29 Nisan tarihini Türk-İslâm dünyası için unutulmaz kılmaktadır. Bu iki hadise, farklı coğrafyalarda ve farklı yıllarda yaşanmış olsa da, inançla beslenen bir iradenin en zor şartlarda dahi tarihin akışını değiştirebileceği hakikatini ortaya koymaktadır. 29 Nisan 1916’da kazanılan KUT’ÜL AMARE ZAFERİ; Türk ordusunun imkânsızlıklar içinde dahi nasıl büyük bir askerî başarıyı gerçekleştirdiğinin en çarpıcı örneklerinden biridir. Küresel emperyalist güçlere karşı verilen bu mücadelede, Halil Kut Paşa komutasındaki Türk Ordusu; 13 general, 481 subay ve 13.300 İngiliz askerini esir almış, onları kurtarmak üzere gelen İngiliz kuvvetlerine de çok ağır kayıplar verdirmiştir. Bu zafer, yalnızca bir askerî başarı değil; milletimizin, kutsalları söz konusu olduğunda nelere muktedir olduğunu gösteren, iman gücünün ve direncinin somut bir tezahürüdür. HALİL KUT PAŞA’nın, “Tarih bu olayı yazmak için kelime bulmakta müşkülata uğrayacaktır.” sözleri de bu zaferin büyüklüğünü ve tarihî önemini açıkça ortaya koymaktadır. Kut’ül Amare Zaferi, Çanakkale Zaferimizle birlikte, milletimizin küresel güçlere karşı verdiği direnişin sembol zaferlerinden biri olarak hafızalara kazınmıştır. 29 Nisan’ın bir diğer anlamı ise, Doğu Türkistan’da hürriyet mücadelesi veren OSMAN BATUR HAN’IN 1951 yılında şehadete yürüyüşüdür. Çin zulmüne karşı 11 yıl boyunca direnen Osman Batur Han; yalnızca bir askerî lider değil, aynı zamanda Türk milletinin, tarihin şahitliğinde, esareti reddederek özgürlüğü ve bağımsızlığı varlığının olmazsa olmazı görmesinin ete kemiğe bürünmüş eşsiz sembollerinden biridir. İşkencelere maruz bırakılarak Urumçi’de halkın gözü önünde katledilmesi, onun mücadelesini sona erdirmemiş; aksine bu mücadeleyi tarihî bir direniş destanına dönüştürmüştür. Osman Batur Han, “Ben can verebilirim, milletim mücadeleye devam edecektir.” diyerek bağımsızlık iradesinin Türk milletinin fıtrî karakterinin gereği olduğunu düşmanın yüzüne haykırmış ve şehitler kervanına katılmıştır. Kut’ül Amare’de Halil Kut Paşa komutasında kazanılan zafer ile Doğu Türkistan’da Şehit Atamız Osman Batur Han ile verilen bağımsızlık mücadelesi, milletimizin farklı coğrafyalarda aynı değerler uğruna verdiği şanlı mücadeleyi göstermektedir. Biri zaferle, diğeri şehadetle sonuçlanmış olsa da her ikisi de aynı olağanüstü iradenin, özgür ve bağımsız yaşama kararlılığının göstergesidir. 29 Nisan; Türk milletinin hem zaferle hem de şehadetle yoğrulan tarihinin anlamlı bir günü olarak, bizlere yalnızca geçmişi hatırlatmakla kalmaz; aynı zamanda bugün ve yarın için de büyük sorumluluk yükler. Milletlerin ayakta kalabilmesi, tarihlerini unutmamaları ve o tarihten ders çıkarmalarıyla mümkündür. Bu inançla, KUT’ÜL AMARE ZAFERİMİZİN kahraman şehid ve gazilerini, şanlı komutanı HALİL KUT PAŞA’yı, Doğu Türkistan’ın özgürlük önderi ALTAY KARTALI ŞEHİD OSMAN BATUR HANI saygı, rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Makamları âli, mekânları cennet olsun. El-Fatiha.Ömer ÇOLAK TÜRKBOYLARI Dernek Genel Başkanı Gündem
Yayınlanma: 29 Nisan 2026 - 18:22
29 NİSAN: KUT'ÜL AMARE ZAFERİ VE OSMAN BATUR HAN'IN ŞEHADETİ
29 Nisan; Türk milletinin hem askerî kudretini, hem de hürriyeti uğruna verdiği mücadelenin ahlâkî derinliğini temsil eden iki önemli tarihî hadisenin ortak günüdür.
Gündem
29 Nisan 2026 - 18:22
Kut’ül Amare Zaferi ile Doğu Türkistan özgürlük mücadelesinin efsanevi lideri Osman Batur Han’ın şehadeti, 29 Nisan tarihini Türk-İslâm dünyası için unutulmaz kılmaktadır. Bu iki hadise, farklı coğrafyalarda ve farklı yıllarda yaşanmış olsa da, inançla beslenen bir iradenin en zor şartlarda dahi tarihin akışını değiştirebileceği hakikatini ortaya koymaktadır. 29 Nisan 1916’da kazanılan KUT’ÜL AMARE ZAFERİ; Türk ordusunun imkânsızlıklar içinde dahi nasıl büyük bir askerî başarıyı gerçekleştirdiğinin en çarpıcı örneklerinden biridir. Küresel emperyalist güçlere karşı verilen bu mücadelede, Halil Kut Paşa komutasındaki Türk Ordusu; 13 general, 481 subay ve 13.300 İngiliz askerini esir almış, onları kurtarmak üzere gelen İngiliz kuvvetlerine de çok ağır kayıplar verdirmiştir. Bu zafer, yalnızca bir askerî başarı değil; milletimizin, kutsalları söz konusu olduğunda nelere muktedir olduğunu gösteren, iman gücünün ve direncinin somut bir tezahürüdür. HALİL KUT PAŞA’nın, “Tarih bu olayı yazmak için kelime bulmakta müşkülata uğrayacaktır.” sözleri de bu zaferin büyüklüğünü ve tarihî önemini açıkça ortaya koymaktadır. Kut’ül Amare Zaferi, Çanakkale Zaferimizle birlikte, milletimizin küresel güçlere karşı verdiği direnişin sembol zaferlerinden biri olarak hafızalara kazınmıştır. 29 Nisan’ın bir diğer anlamı ise, Doğu Türkistan’da hürriyet mücadelesi veren OSMAN BATUR HAN’IN 1951 yılında şehadete yürüyüşüdür. Çin zulmüne karşı 11 yıl boyunca direnen Osman Batur Han; yalnızca bir askerî lider değil, aynı zamanda Türk milletinin, tarihin şahitliğinde, esareti reddederek özgürlüğü ve bağımsızlığı varlığının olmazsa olmazı görmesinin ete kemiğe bürünmüş eşsiz sembollerinden biridir. İşkencelere maruz bırakılarak Urumçi’de halkın gözü önünde katledilmesi, onun mücadelesini sona erdirmemiş; aksine bu mücadeleyi tarihî bir direniş destanına dönüştürmüştür. Osman Batur Han, “Ben can verebilirim, milletim mücadeleye devam edecektir.” diyerek bağımsızlık iradesinin Türk milletinin fıtrî karakterinin gereği olduğunu düşmanın yüzüne haykırmış ve şehitler kervanına katılmıştır. Kut’ül Amare’de Halil Kut Paşa komutasında kazanılan zafer ile Doğu Türkistan’da Şehit Atamız Osman Batur Han ile verilen bağımsızlık mücadelesi, milletimizin farklı coğrafyalarda aynı değerler uğruna verdiği şanlı mücadeleyi göstermektedir. Biri zaferle, diğeri şehadetle sonuçlanmış olsa da her ikisi de aynı olağanüstü iradenin, özgür ve bağımsız yaşama kararlılığının göstergesidir. 29 Nisan; Türk milletinin hem zaferle hem de şehadetle yoğrulan tarihinin anlamlı bir günü olarak, bizlere yalnızca geçmişi hatırlatmakla kalmaz; aynı zamanda bugün ve yarın için de büyük sorumluluk yükler. Milletlerin ayakta kalabilmesi, tarihlerini unutmamaları ve o tarihten ders çıkarmalarıyla mümkündür. Bu inançla, KUT’ÜL AMARE ZAFERİMİZİN kahraman şehid ve gazilerini, şanlı komutanı HALİL KUT PAŞA’yı, Doğu Türkistan’ın özgürlük önderi ALTAY KARTALI ŞEHİD OSMAN BATUR HANI saygı, rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Makamları âli, mekânları cennet olsun. El-Fatiha.Ömer ÇOLAK TÜRKBOYLARI Dernek Genel Başkanı İlginizi Çekebilir







