<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Bilim ve Teknoloji</title>
         <link>https://www.anadoluhavadis.com/bilim-ve-teknoloji/</link>
         <description>En güncel {kategoribaslik} Haberleri.Son dakika {kategoribaslik} haberlerini buradan takip edebilirsiniz. En son {kategoribaslik} haberleri anında burada.</description><item>
			<title><![CDATA[Savunma sanayisinde yapay zeka dönemi: ROKETSAN füzeleri hedefini kendi seçecek!]]></title>
			<description><![CDATA[ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, SİHA’ları harp sahasında asıl etkili kılan gücün yerli füzeler olduğunu vurguladı. Dünyada SİHA'lardan balistik füze ateşleyebilen çok az ülke olduğunu belirten İkinci, "Füzelerimiz hedeflerini kendi seçecek" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) tarafından düzenlenen ‘Fikir Zirvesi’ programında ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci öğrencilerle bir araya geldi. Üniversitenin kongre merkezinde bulunan bordo salonda düzenlenen programa, BAİBÜ Rektörü ve aynı zamanda ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı olan Prof. Dr. Faruk Yiğit, öğretim üyeleri ile kentteki çeşitli liselerden gelen öğrenciler ile üniversite öğrencileri katıldı. İkinci, savunma sanayi alanında üretilen yerli ve milli silahları öğrencilere anlattı.Kaynak: Savunma sanayisinde yapay zeka dönemi: ROKETSAN füzeleri hedefini kendi seçecek!

‘SAVUNMA SANAYİDE CİDDİ YATIRIMLAR VAR’

 

Bir ülkenin, çocuklarının hayatını garanti altına almak istiyorsa kendi ülke güvenliğini de en üst derecede korumak için ona sahip çıkmak zorunda olduğunu vurgulayan Murat İkinci, şunları söyledi:

“Kendinizi koruyacak sistemleriniz yoksa dünyada işte hukukunun, insan haklarının, uluslararası ilişkilerin çok önemli olmayan bir döneme girmiş bulunuyoruz. Güçlü olan aslında kendi amaçlarını gerçekleştirmek için güçsüz gördüğü veya kendisine rakip gördüğü ülkelere çok kolaylıkla zarar verebiliyor. Bunu da uluslararası anlamda herhangi bir kritere, herhangi bir hukuki zemine, herhangi bir gerekçeye de dayandırma zorunluluğu da yok. Dolayısıyla bir ülke eğer gelecekte kendisine bir fırsat oluşturmak istiyorsa, gelecek nesilleri aslında çocuklarının hayatını garanti altına almak istiyorsa, kendi ülke güvenliğini de bir şekilde en üst derecede korumak ona en üst derecede sahip çıkmak zorunda. ROKETSAN'ın aslında gelecek için üretmiş olduğu teknoloji ile ilgili ciddi planları var. Savunma sanayi alanında ciddi yatırımları var. Çünkü her ülke kendi savunma sanayisiyle aslında kendi ülkesinin vatandaşlarının ülkesinin güvenliğini sağlama gayreti içerisinde. Bunu Türkiye çok uzun zamandır yapıyor. Yeni bir şey değil bizim açımızdan bu. Çok uzun zamandır bu konuda çalışmalar yapıyor ve bu çalışmaların meyvelerini de şu anda Türkiye olarak bizler görüyoruz.”Kaynak: Savunma sanayisinde yapay zeka dönemi: ROKETSAN füzeleri hedefini kendi seçecek!

‘YAPAY ZEKAYI FÜZELERE ENTEGRE EDİYORUZ’İkinci, “Bizim füzelerimiz tabii tek başına iş yaparken aslında bundan sonraki süreçte şunu görüyoruz. Özellikle bu son İran savaşında bunu çok net gördük. Hava savunma sistemleri, sürü halinde gelen, çoklu saldıran sistemlere karşı çok etkinlik sağlayamayabiliyor. Onun için sürü teknolojileri, sürü teknolojisinin birden fazla, belki onlarca, yüzlerce küçük platformun bir arada saldırıya geçtiği veya bir arada savunmaya geçtiği sistemlerden bahsediyoruz. Sürü teknolojileri bundan sonraki aslında süreçte savunma sanayini en fazla derinden etkileyecek teknolojilerden bir tanesi olacak. Yine bunun yanı sıra tüm sektörlerde aslında çok derin etkilere sahip olan yapay zeka teknolojileri geliyor. Yapay zeka teknolojilerini biz kendi füzelerimize entegre ediyoruz. Yapay zeka bize ne getiriyor? Füzelerimiz aslında havadayken hedeflerini kendi başlarına değerlendirip doğru hedeflere doğru angajmanla saldırı yapma veya gelen tehditlere karşı doğru savunma sistemlerini harekete geçirme gibi özellikleri kendi içerisinde geliştirebiliyor” ifadelerini kullandı.Kaynak: Savunma sanayisinde yapay zeka dönemi: ROKETSAN füzeleri hedefini kendi seçecek!

SAVUNMA SEKTÖRÜ UZAYA TAŞINACAK’Savunma sistemlerinin gideceği noktanın uzay sistemleri olduğuna dikkat çeken Murat İkinci, şöyle konuştu:“ROKETSAN da aslında ülkemizin en büyük uzay kurumlarından bir tanesi. Bizlerin temel görevi aslında bize verilmiş olan bir uyduyu kendi lançerlerimizi, kendi uzay araçlarımızı kullanarak uzaydaki yörüngesine taşımak. Buradaki önemli hususlardan bir tanesi artık bundan sonraki süreçte de bizler savunma sektörünün artık uzaya taşınacağını hem saldırı hem de savunma amacıyla uzay sistemlerinin kullanacağı bir döneme doğru girdiğimizi düşünüyoruz. Bundan sonraki süreçte aslında sık sık uzay sistemleri, uzaydaki konuşlandırılmış olan tehditler ve bu tehditlerin ortadan kaldırılması ile ilgili konuları çalışacağız ve göreceğiz. Çünkü artık ne tehdit ne de savunma kabiliyeti olduğu yerde durmuyor. Devamlı bir değişim süreci içerisinde. Yüzlerce kilometre uzaktaki bir düşman unsurunu tayfun füzesini kullanarak 1 metreden az bir hassasiyette vurabiliyorsunuz. Geçmişte hassasiyet çok önemli bir husus değildi. Yani bir ülkeler arası savaşta aslında ne kadar zarar veriyorsanız, nereye atıyorsanız, nereye denk geliyorsa, o kadar zarar veriyorsa, o kadar iyiydi ama şimdi artık sadece sizi tehdit eden unsurları ortadan kaldırabilmeniz için hassasiyet çok kıymetli bir şey. Çünkü füzenizin sizi tehdit eden düşman unsuruna ulaşması lazım. Onun yakınındaki, onun etrafındaki sivil hedeflere zarar vermemesi lazım. Bu bizim silahlı kuvvetlerimizin çok önemli bir hassasiyeti. Bizim de Türk milleti olarak çok önemli bir hassasiyetimiz. Onun için bizim için füzelerin hassasiyeti çok önemli. Hedefini vurması lazım her ne koşulda olursa olsun.”Kaynak: Savunma sanayisinde yapay zeka dönemi: ROKETSAN füzeleri hedefini kendi seçecek!

ÇOK BÜYÜK AVANTAJ SAĞLIYOR’Tanksavar füzelerinin her platformdan atılabildiğini ifade eden İkinci şunları söyledi:“Bunları çok üretiyoruz. Yüzlerce, binlerce üretilen sistemler. Ve özellikle harp alanında zırhlı araçlara karşı çok ciddi etki yarattı. Bunun üzerindeki teknoloji de aslında tanksavar füzesinin üzerindeki teknoloji de üzerindeki harp başlığı, tandem harp başlığı 1,5 metre saf çeliği delebiliyor. Küçük bir füze ama 1,5 metrelik şöyle kocaman bir saf çelik blok düşünün, onun bir ucundan girip diğer ucundan çıkabiliyor. Bunu nasıl yapıyor, üzerinde aslında bir özel bir teknoloji var. İki fazlı bir harp başlığı var. Bunu dünyada yapabilen, üretebilen ülkelerin sayısı çok değil. Bizler bu konuda çok üretim yapıyoruz ve yapmış olduğumuz bu füzeleri aslında çok değişik platformlardan atabiliyoruz. Bu bize hem terör operasyonlarında hem de uluslararası operasyonlarda çok büyük artı avantaj sağlıyor. Aslında SİHA'ları SİHA yapan, savaş araçlarının vurucu gücünü sağlayan füzeler ROKETSAN'ın füzeleri. ROKETSAN'ın füzeleri aslında SİHA'larımızı harp alanında etkili bir silah haline getiriyor. Burada balistik füzeler çok önemli. Çünkü bu balistik füzeler süpersonik hızlarda uçup hedefine gidebiliyor. SİHA'ları tehdit eden ne kadar hava savunma unsuru varsa onları bertaraf edebiliyor. Bu füzeler şu anda bunun benzerleri dünyada çok fazla yok. SİHA'lardan balistik füze ateşleyebilen çok da fazla ülke yok. Bu füzeler özellikle bizim terör operasyonlarında, uluslararası operasyonlarda çok ciddi fark yaratıyor.”Kaynak: Savunma sanayisinde yapay zeka dönemi: ROKETSAN füzeleri hedefini kendi seçecek!
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.anadoluhavadis.com/images/haberler/2026/03/savunma-sanayisinde-yapay-zeka-donemi-roketsan-fuzeleri-hedefini-kendi-sececek-5672_1.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.anadoluhavadis.com/images/haberler/2026/03/savunma-sanayisinde-yapay-zeka-donemi-roketsan-fuzeleri-hedefini-kendi-sececek-5672_1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.anadoluhavadis.com/images/haberler/2026/03/savunma-sanayisinde-yapay-zeka-donemi-roketsan-fuzeleri-hedefini-kendi-sececek-5672-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.anadoluhavadis.com/images/haberler/2026/03/savunma-sanayisinde-yapay-zeka-donemi-roketsan-fuzeleri-hedefini-kendi-sececek-5672_1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.anadoluhavadis.com/savunma-sanayisinde-yapay-zeka-donemi-roketsan-fuzeleri-hedefini-kendi-sececek/348/</link>
			<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 16:52:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İstanbul'da "siyah şapkalı hacker" çetesi çökertildi]]></title>
			<description><![CDATA[Bilişim suçlarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 'siyah şapkalı hacker' olarak bilinen G.C.G.'nin liderliğindeki örgüte operasyon yapıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada bilişim sistemleri dünyasında 'siyah şapkalı hacker' (black hat hacker) olarak bilinen G.C.G.'nin liderliğinde hareket eden örgütün çeşitli suç faaliyetlerinde bulunduğu belirlendi. Şüphelilerin, yurt dışında bulunan bankalardaki 'uyuyan hesap' olarak tabir edilen banka hesaplarında bulunan paraları bilişim sistemlerini kullnarak kendi kontrolünde bulunan hesaplara aktardıkları, yurt dışında bulunan kişilere ait ele geçirilen banka ve kart bilgileri kullanılarak kart kopyalama işlemi yaptıkları belirlendi. Ayrıca şüphelilerin, sosyal medya platformlarının veri tabanlarına sızarak yaklaşık 19 milyon 800 bin kişiye ait kişisel verileri ele geçirdiği, 10 bin 768 kişiye ait sosyal medya ve e-posta hesap bilgilerinin depolandığı tespit edildi. Çok sayıda internet sitesi ile bazı kamu kurumlarına ait veri tabanlarına da erişim sağladıkları, elde edilen verilerle sorgu panelleri oluşturdukları ve bu bilgileri ücret karşılığı sattıkları ortaya çıktı.Kaynak: İstanbul'da "siyah şapkalı hacker" çetesi çökertildi

Örgütün bir sigorta şirketine ait veri tabanına girerek 5 bin 500 kaza poliçesini ele geçirdiği, yasa dışı yayın platformu kurmak amacıyla çevrim içi toplantılar yaptığı, çok sayıda kişiye ait kimlik fotoğraflarını depolayarak bunları mesajlaşma uygulamaları üzerinden sattığı tespit edildi. Şüphelilerin suç faaliyetlerinde kullanmak üzere casus yazılımlar bulundurdukları ve bu yöntemlere ilişkin eğitim videoları hazırladıkları da belirlendi. Yapılan çalışmalar sonucunda kimlikleri tespit edilen 7 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda çok sayıda dijital materyale el konuldu. Aralarında örgüt lideri olduğu öne sürülen G.C.G.’nin de bulunduğu 7 şüpheli gözaltına alındı.Kaynak: İstanbul'da "siyah şapkalı hacker" çetesi çökertildi
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.anadoluhavadis.com/images/haberler/2026/03/istanbul-da-siyah-sapkali-hacker-cetesi-cokertildi-136_1.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.anadoluhavadis.com/images/haberler/2026/03/istanbul-da-siyah-sapkali-hacker-cetesi-cokertildi-136_1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.anadoluhavadis.com/images/haberler/2026/03/istanbul-da-siyah-sapkali-hacker-cetesi-cokertildi-136-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.anadoluhavadis.com/images/haberler/2026/03/istanbul-da-siyah-sapkali-hacker-cetesi-cokertildi-136_1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.anadoluhavadis.com/istanbul-da-siyah-sapkali-hacker-cetesi-cokertildi/337/</link>
			<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 13:52:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye’nin ilk SİDA’sı görevde: ULAQ yerli silahıyla denizde güç gösterdi]]></title>
			<description><![CDATA[Türk savunma sanayiinin yeni gücü ULAQ, marin tip yerli silah sistemiyle teslim edildi. Proje, kamu-özel sektör iş birliğinin en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

Türk savunma sanayiinin yeni gücü ULAQ, marin tip yerli silah sistemiyle teslim edildi. Proje, kamu-özel sektör iş birliğinin en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

 

  

 

   

   

   

    Türk savunma sanayii tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk silahlı insansız deniz aracı (SİDA) ULAQ, yerli üretim silah sistemiyle envantere girdi. Kara platformlarında kullanılan 12,7 mm Uzaktan Komutalı Silah Sistemi (UKSS), deniz platformlarına uyarlanarak güvenlik güçlerinin kullanımına sunuldu.TÖRENDE TESLİM EDİLDİSARSILMAZ’dan yapılan açıklamaya göre, ARES Tersanesi ve Meteksan Savunma iş birliğiyle geliştirilen ULAQ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni kapsamında teslim edildi. Sistem, SARSILMAZ iştiraki BEST DEFENCE tarafından geliştirilen marin tip UKSS ile donatıldı.Kaynak: Türkiye’nin ilk SİDA’sı görevde: ULAQ yerli silahıyla denizde güç gösterdi

KAMU-ÖZEL SEKTÖR İŞ BİRLİĞİ VURGUSU

 

Türk savunma sanayii, kamu ve özel sektör arasında kurulan stratejik iş birlikleriyle yeni bir aşamaya geçiyor. Kara platformlarında elde edilen operasyonel tecrübenin deniz ortamına aktarılmasıyla, deniz platformlarının etkinliğinin artırılması hedefleniyor.

SAR 127 MT SİLAH SİSTEMİ ÖNE ÇIKIYORULAQ üzerinde kullanılan SAR 127 MT silah sistemi, 12,7 mm mühimmatın yanı sıra 7,62 mm silahlarla da uyumlu çalışabiliyor. Farklı silah konfigürasyonlarına hızlı adapte olabilen yapı, 12,7 mm için 500, 7,62 mm için ise 1000 mermi kapasitesi sunuyor. Kompakt tasarımı sayesinde hem yeni platformlara hem de mevcut deniz araçlarına kolay entegrasyon sağlıyor.YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ HEDEF TESPİTİMarin tip UKSS, yapay zekâ destekli hedef tespit, teşhis ve takip kabiliyetleriyle dikkat çekiyor. Sistem, deniz, kara ve hava hedeflerini operatör onayıyla yüksek hassasiyetle etkisiz hâle getirebiliyor. Stabilize görüntü ve veri aktarımı sayesinde hareketli platformlarda dahi yüksek isabet oranı sağlanıyor. Açık mimari yapısı ise farklı savaş yönetim sistemleriyle entegrasyona imkân tanıyor.“MAVİ VATAN” VİZYONUNA YERLİ KATKIBEST DEFENCE, marin tip silah sistemleri ailesini genişletmeyi sürdürürken, Türkiye’nin “mavi vatan” vizyonuna yerli ve entegre çözümlerle katkı sunmayı amaçlıyor. Şirket, güçlü AR-GE altyapısı ve saha tecrübesiyle kara platformlarında elde edilen başarıyı deniz ortamına taşımayı hedefliyor.Kaynak: Türkiye’nin ilk SİDA’sı görevde: ULAQ yerli silahıyla denizde güç gösterdi
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.anadoluhavadis.com/images/haberler/2026/02/turkiye-nin-ilk-sida-si-gorevde-ulaq-yerli-silahiyla-denizde-guc-gosterdi-1416.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.anadoluhavadis.com/images/haberler/2026/02/turkiye-nin-ilk-sida-si-gorevde-ulaq-yerli-silahiyla-denizde-guc-gosterdi-1416.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.anadoluhavadis.com/images/haberler/2026/02/turkiye-nin-ilk-sida-si-gorevde-ulaq-yerli-silahiyla-denizde-guc-gosterdi-1416-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.anadoluhavadis.com/images/haberler/2026/02/turkiye-nin-ilk-sida-si-gorevde-ulaq-yerli-silahiyla-denizde-guc-gosterdi-1416.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.anadoluhavadis.com/turkiye-nin-ilk-sida-si-gorevde-ulaq-yerli-silahiyla-denizde-guc-gosterdi/163/</link>
			<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 23:42:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[TÜRK BİLİM İNSANINDAN DİYABETE UMUT VEREN ÇALIŞMA]]></title>
			<description><![CDATA[Prof. Dr. Adnan Ayhancı’nın öncülüğündeki araştırma, dünyaca ünlü Alman yayınevi Springer Nature’in dergisinde yayımlandı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

Prof. Dr. Adnan Ayhancı’nın öncülüğündeki araştırma, dünyaca ünlü Alman yayınevi Springer Nature’in dergisinde yayımlandı

Diyabet (şeker hastalığı) ve bu hastalığa bağlı gelişen karaciğer ile pankreas hasarına karşı umut veren önemli bir bilimsel çalışma, uluslararası akademik arenada yankı buldu. Prof. Dr. Adnan Ayhancı tarafından yürütülen deneysel araştırma, dünyanın saygın bilim yayın gruplarından Springer Nature bünyesindeki Journal of Pharmaceutical Innovation dergisinde yayımlandı.

Çalışmada, halk arasında yaygın olarak bilinen zerdeçal, çörek otu, mahlep ve üzüm çekirdeğinden oluşan çoklu bitkisel bir formülasyonun, diyabetin yol açtığı organ hasarları üzerindeki etkileri bilimsel yöntemlerle incelendi.

BİTKİSEL FORMÜLASYON KAN ŞEKERİNİ DÜŞÜRDÜ, ORGAN HASARINI AZALTTI

 

Araştırmada deneysel olarak diyabet oluşturulan sıçanlar üzerinde yapılan incelemelerde, söz konusu bitkisel formülasyonun özellikle yüksek dozda uygulandığında kan şekerini düşürdüğü, insülin seviyelerini iyileştirdiği ve kandaki yağ dengesini normale yaklaştırdığı tespit edildi.

 

Ayrıca karaciğer ve pankreas dokularında yapılan mikroskobik incelemelerde;

 

Karaciğerde yağlanma, hücre ölümü ve doku sertleşmesinin azaldığı

 

Pankreasta ise insülin üreten hücrelerin korunmaya başladığı gözlemlendi.

METFORMİNDEN DAHA GÜÇLÜ SONUÇLAR

 

Çalışmanın dikkat çeken yönlerinden biri de, bitkisel formülasyonun bazı parametrelerde diyabet tedavisinde yaygın olarak kullanılan metforminden daha etkili sonuçlar vermesi oldu. Bu bulgu, bitkisel desteklerin bilimsel temelde ele alındığında ne kadar güçlü sonuçlar ortaya koyabileceğini gösterdi.

HÜCRE DÜZEYİNDE KORUYUCU ETKİ

 

Araştırmada, diyabetin neden olduğu hücre hasarı ve iltihaplanma süreçleri de detaylı şekilde incelendi. Elde edilen sonuçlar;

 

Hücre ölümünü artıran mekanizmaların baskılandığını

 

Hücreleri koruyan ve damar sağlığını destekleyen süreçlerin güçlendiğini ortaya koydu.

 

Bilim insanları, bu etkinin tek bir noktadan değil, birbirini tamamlayan çok sayıda biyolojik yol üzerinden gerçekleştiğini belirtti.

TÜRK BİLİMİ ADINA ÖNEMLİ BİR BAŞARI

 

Prof. Dr. Adnan Ayhancı’nın bu çalışması, diyabetin yol açtığı organ hasarlarına karşı çok yönlü ve bütüncül bir yaklaşım sunmasıyla dikkat çekiyor. Uluslararası düzeyde saygınlığı bulunan bir Alman dergisinde yayımlanması ise, Türk bilim dünyası adına önemli bir akademik başarı olarak değerlendiriliyor.

 

Araştırma, diyabetle mücadelede bitkisel kökenli desteklerin bilimsel temelde değerlendirilmesi açısından da yol gösterici nitelik taşıyor.

 

***

TÜRKÇE TAM METİN (TÜRKÇELEŞTİRİLMİŞ ÖZET)

 

Çoklu Bitkisel Formülasyonun, Deneysel ve Ağ Farmakolojisi Yaklaşımlarıyla Streptozotosin Kaynaklı Diyabetik Karaciğer ve Pankreas Hasarına Karşı Koruyucu Etkileri…

Diyabet mellitus, uzun süreli yüksek kan şekeri seviyelerine bağlı olarak gelişen oksidatif stres, inflamasyon ve hücresel işlev bozukluklarıyla karakterize kronik bir metabolik hastalıktır. Bu süreç, zamanla başta karaciğer ve pankreas olmak üzere birçok organda ilerleyici hasara yol açmaktadır. Diyabete bağlı gelişen kardiyovasküler komplikasyonlar ise hastalarda hastalık yükü ve yaşam kaybının en önemli nedenleri arasında yer almaktadır.

Bu çalışmada; zerdeçal (Curcuma longa), çörek otu (Nigella sativa), mahleb (Prunus mahaleb) ve üzüm çekirdeğinden (Vitis vinifera) oluşan çoklu bitkisel bir formülasyonun (PHF), streptozotosin (STZ) ile deneysel olarak diyabet oluşturulan sıçanlarda antidiyabetik, karaciğer koruyucu ve pankreas koruyucu etkileri araştırılmıştır. Çalışmada, ağ farmakolojisi yaklaşımı ile elde edilen öngörüler deneysel verilerle birlikte değerlendirilmiştir.

Deneysel modelde sıçanlar; sağlıklı kontrol grubu, diyabetik grup, metforminle tedavi edilen grup ve PHF’nin 500 mg/kg ve 1000 mg/kg dozlarında uygulandığı tedavi grupları olmak üzere beş gruba ayrılmıştır. Çalışma süresince kan şekeri düzeyleri, serum insülin seviyeleri, lipid profili ve pankreas enzimleri (amilaz ve lipaz) ölçülmüştür.

Karaciğer ve pankreas dokuları; hematoksilen-eozin (H&E), Masson trikrom (MT) ve periyodik asit-Schiff (PAS) boyama yöntemleriyle histolojik olarak incelenmiştir. Ayrıca endotelyal nitrik oksit sentaz (eNOS), B-hücreli lenfoma-2 (Bcl-2), Bcl-2 ile ilişkili X proteini (Bax), kaspaz-3, tümör nekroz faktörü alfa (TNF-α), interlökin-1 beta (IL-1β) ve vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF) proteinlerinin doku düzeyindeki dağılımları immünohistokimyasal yöntemlerle değerlendirilmiştir.

Elde edilen bulgular, PHF tedavisinin özellikle 1000 mg/kg dozunda kan şekeri düzeylerini anlamlı şekilde düşürdüğünü, serum insülin seviyelerini iyileştirdiğini ve diyabete bağlı gelişen lipid bozukluklarını büyük ölçüde düzelttiğini göstermiştir. Aynı zamanda amilaz ve lipaz düzeylerinin normale yaklaştığı belirlenmiştir.

Histopatolojik incelemelerde; karaciğerde yağlanma (steatoz), hücre ölümü (nekroz) ve bağ dokusu artışının (fibrozis) azaldığı; pankreasta ise insülin üreten β-hücrelerin kaybının belirgin şekilde gerilediği gözlenmiştir. Bu olumlu etkilerin, diyabet tedavisinde yaygın olarak kullanılan ve altın standart kabul edilen metforminle karşılaştırıldığında bazı parametrelerde daha güçlü olduğu tespit edilmiştir.

İmmünohistokimyasal analizler, PHF ile tedavi edilen gruplarda hücre ölümünü artıran Bax ve kaspaz-3 proteinlerinin düzeylerinde azalma olduğunu; hücre yaşamını destekleyen Bcl-2 ve damar oluşumunu teşvik eden VEGF proteinlerinin ise arttığını ortaya koymuştur.

Ağ farmakolojisi analizi sonucunda, PHF’nin diyabetle ilişkili hasar süreçleriyle ortak 333 moleküler hedef üzerinden etkili olduğu belirlenmiştir. Bu hedeflerin başta PI3K/Akt, MAPK, AGE-RAGE, TNF ve metabolik sinyal yolları olmak üzere birçok temel biyolojik yolakta yoğunlaştığı görülmüştür. AKT1, IL-6, TNF, STAT3, PTGS2, CASP3 ve Bcl-2 gibi merkez genler, hem ağ farmakolojisi tahminleriyle hem de deneysel immünohistokimyasal bulgularla uyumlu sonuçlar vermiştir.

Sonuç olarak bu çalışma, çoklu bitkisel formülasyonun; antioksidan, antiinflamatuar, hücre ölümünü baskılayıcı ve damar oluşumunu destekleyici özellikleri sayesinde diyabetin neden olduğu karaciğer ve pankreas hasarına karşı çok hedefli ve sistem düzeyinde bir koruyucu etki sergilediğini ortaya koymaktadır. Bulgular, PHF’nin diyabete bağlı organ hasarlarının önlenmesi ve yönetiminde umut vadeden tamamlayıcı bir tedavi yaklaşımı olabileceğini göstermektedir
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.anadoluhavadis.com/images/haberler/2026/01/turk-bilim-insanindan-diyabete-umut-veren-calisma-6850.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.anadoluhavadis.com/images/haberler/2026/01/turk-bilim-insanindan-diyabete-umut-veren-calisma-6850.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.anadoluhavadis.com/images/haberler/2026/01/turk-bilim-insanindan-diyabete-umut-veren-calisma-6850-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.anadoluhavadis.com/images/haberler/2026/01/turk-bilim-insanindan-diyabete-umut-veren-calisma-6850.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.anadoluhavadis.com/turk-bilim-insanindan-diyabete-umut-veren-calisma/79/</link>
			<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 14:33:28 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>