MHP Lideri Devlet Bahçeli: Cumhur İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı yeniden Erdoğan olmalıdır
MHP Lideri Devlet Bahçeli, TBMM'de gerçekleşen partisinin grup toplantısında "Cumhur İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayının yeniden Sayın Recep Tayyip Erdoğan olması arzumuz ve talebimizdir." ifadesini kullandı.
MHP Lideri Devlet Bahçeli, yeni yasama yılının ilk grup toplantısında iç ve dış siyasete ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.Türkiye'nin güvenliğini demokrasiyle, kalkınmasını hukukla, toplumsal barışını adaletle ve bölgesel etkinliğini güçlü bir devlet kapasitesiyle birlikte ilerletmek durumunda olduğunun altını çizen MHP Lideri Devlet Bahçeli "Enerji ve zaman kaybına yer yoktur" dedi.Milliyetçi Hareket Partisi'nin gücünü milli birlik, toplumsal adalet ve ortak refah idealinden alan güçlü bir Türkiye’yi bugünden inşa etmek kararlılığında olduğunu belirten MHP Lideri Devlet Bahçeli "Yağmur Stratejisi"nden söz etti."YAĞMUR STRATEJİSİNİN TEMEL İLKESİ, İSTİKRARIN KORUNMASIDIR "Satırbaşları şöyle oldu:Bu doğrultuda küresel ölçekte krizlerin ve güç savaşlarının yaşandığı kritik dönemde, ülkemizin yapısal sorunlarını aşarak kalıcı bir refah düzeni kurması amacıyla “Yağmur Stratejisi”ni geliştirmiştir.Yağmur, bütün inanç sistemlerinde, geleneksel ve kültürel öğretilerde arınmayı, temizlenmeyi, tazelenme ve yenilenmeyi, bolluğu ve bereketi temsil ederek, Rahman’a atfen rahmetle sembolleşmiştir. Rahmet; zahirde bolluğun, bereketin, temizlenmenin ve yenilenmenin; bâtında ise huzurun, refahın, saadetin, nefsten arınmanın, kalp kirinden temizlenmenin ve düşünce buhranından salaha kavuşmanın muştusudur. Yağmur’un rahmeti, Türk sosyal hafızasında ve kültürel ritüellerinde geniş bir yer bulmaktadır.İslam dünyasını yakıp kavuran savaşlar ve çatışmalar; insanlık suçları, mazlumların göğe yükselen feryatları, kadın, çocuk, yaşlı demeden emperyalist güçlerce gerçekleştirilen katliamlar, huzur, barış ve istikrar ikliminin kuraklaşması; etnik bölünmeler, mezhepsel ayrışmalar, parçalanan coğrafyalar; dünyada ve bölgemizde arınarak temizlenmenin, tazelenerek yeniden doğmanın, bolluk ve refah ile yeniden doğrulmanın misyon ve yükümlülüğünü omuzlarımıza yüklemektedir.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak tarihin kutlu çağrısı, coğrafyanın mesuliyeti, siyaset kurumunun yeniden inşası, toplumsal yaşamın ihyası ve devlet kapasitesinin arttırılması için “Yağmur Stratejisini” hayata geçirmeyi Türk siyasetindeki mümtaz konumumuzun bir gereği olarak görüyoruz. “Yağmur Stratejisi”, Partimizin “Üç Hilal”inden aldığımız ilhamla, yasama, yürütme ve yargıdan oluşan üç temel erkin ahenk içinde çalışmasına ve istikrarın sürdürülmesini esas alan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kurumsallığına dayanmaktadır.Devleti oluşturan bu anayasal erklerin kuvvetler ayrılığı esasında bağımsız ve uyum içerisinde milli kaynak, imkân ve kabiliyetlerin seferber edilerek bereketin ve bolluğun milletimizin üzerine yağmasını öngörmektedir. Bununla birlikte, yağmurun yıkıcı etkiye sahip bir sele dönüşmesi de engellenmelidir. Güvenlikte, ekonomide ve demokraside tahribata yol açılmaması için etkili bir denge ve denetim sistemi uygulanmalı bu çerçevede Yasamada güçlü bir Milliyetçi Hareket Partisi kurumsallığı tesis edilmelidir.Ayrıca ülkemize yağan ve milletimizi ferahlatan yağmurun bereketinden bölgemiz ile gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan insanların da istifade etmesi esas olmalıdır.Yağmur Stratejisinin temel ilkesi, istikrarın korunmasıdır. Yağmur Stratejisinin başarısı ise; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin kazanımlarına ve sağladığı istikrara sahip çıkılmasına, Cumhur İttifakında vücut bulan, Türkiye’yi milli hedefler istikametinde ileriye taşıma kararlılığının aynı inanç ve iradeyle devam etmesine, Ülkemizin arkasına aldığı rüzgârla, yeni atılımlar için fırsat ve imkânları değerlendirmesine bağlıdır."CUMHUR İTTİFAKI’NIN CUMHURBAŞKANI ADAYININ YENİDEN SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN OLMASI ARZUMUZ VE TALEBİMİZDİR"Bununla beraber, Türkiye’nin yakaladığı yükseliş ivmesinin kesintiye uğramaması, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha aday olması ve üçüncü defa Cumhurbaşkanı seçilmesiyle mümkün olacaktır. Zira üçüncü dönem ülkemizde, bölgemizde ve dünyada birçok önemli gelişmeye gebedir ve öncelikli olarak bu zorlu süreci yönetecek dirayet ve tecrübeye ihtiyaç vardır. O tecrübe ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Cumhur İttifakı kurumsallığında Sayın Erdoğan’dadır.Dünyanın içinde bulunduğu kaotik süreçte, bölgemizde cereyan eden belirsizliklerle dolu ortamda, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge yolunda tarihi adımların atıldığı bir dönemde, Türkiye’nin istikamet değiştirmeye ve hedeflerinden vazgeçmeye değil, sistemsel ve kurumsal olarak bütünüyle mevcut imkânlarını ve kaynaklarını sürdürmeye ihtiyacı vardır. Sayın Cumhurbaşkanımızın, bugüne kadar üstlendiği sorumluluk, ortaya koyduğu liderlik ve Türkiye’ye kazandırdığı stratejik kapasite dikkate alındığında kendisinin bir dönem daha Cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesi Türkiye’nin ve bölgemizin hayrına olacaktır.Bu nedenle, Cumhurbaşkanımız uygun gördüğü ve Türkiye Büyük Millet Meclisi anayasal iradesini bu yönde ortaya koyduğu takdirde, Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayının yeniden Sayın Recep Tayyip Erdoğan olması arzumuz ve talebimizdir. Bunu mümkün kılacak hukuki, siyasi ve toplumsal zemin fazlasıyla vardır.Anayasa’nın 116’ncı maddesinde yer alan “Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir” hükmü, meclisin nitelikli çoğunlukla alacağı “seçimlerin yenilenmesi” kararıyla üçüncü dönem cumhurbaşkanlığı adaylığını mümkün kılmaktadır.Bu hükümler doğrultusunda Milliyetçi Hareket Partisi olarak düşüncemiz şudur: Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bir daha aday olabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisinde uygun zamanda ve azami mutabakatla “seçimlerin yenilenmesi” kararı alınmalıdır. Meclisin alacağı karar çerçevesinde yenilenecek seçimlerin yine 2028 yılı içinde yapılması istikrar ve öngörülebilirliği zedelemeyecek, sistem, ruhuna uygun işletilmiş olacaktır. Bu yönde bir iradenin tezahürüyle gereksiz tartışmalar bitecek, belirsizlikler ortadan kalkacak, ekonomik güven artacak, ülkemiz, attığı tarihi adımlarda doludizgin yoluna devam edebilecektir. Türkiye hasımlarının beklediği ve umduğu istikrarsızlık yaşanmamış, belirsizlik, kaos ve kargaşaya yatırım yapanların hesabı boşa çıkmış olacaktır.Burada şunun da altını çizmek gerekir ki; bizim meselemiz şahısların siyasî kariyeri değil, devletin devamlılığı, siyasetin istikrarı ve en nihayetinde “Lider Ülke Türkiye’nin” inşa ve ihyasıdır. Partimiz, 2028’i bir seçim tarihi olarak görmenin ötesinde, Türkiye için büyük reformların hayata geçirileceği bir dönemin miladı olarak değerlendirmektedir. Bu çerçevede, hedef saptırmaya yönelik girişimler son bulmalı, adaylık netleşmeli, acımasız rekabet şartlarında dünya gerçekleriyle yüzleşilmelidir. Cumhurbaşkanıyla birlikte kuşkusuz ki Meclisteki milletvekili çoğunluğu da Cumhur İttifakında olmalı, denge ve denetleme mekanizmasının daha sağlıklı işleyebilmesi için Milliyetçi Hareket Partisi yasamada temsil gücünü mutlaka artırmalıdır.“YÜRÜTMEDE ERDOĞAN, YASAMADA MHP; TÜRKİYE’DE CUMHUR İTTİFAKI, DÜNYADA TÜRK ASRI”Çünkü MHP güçlü ise Türkiye güvende olacaktır. MHP güçlü ise milli birliğimiz ve kardeşliğimiz pekişecek, milletimiz huzur bulacaktır. Bu sebeple Yasamaya ilişkin hedefimiz nettir ve şunlardır: Birincisi “Temsil gücüdür”. Bu çerçevede oy oranımızı artırmak, milletvekili sayımızı çoğaltmak, Türkiye’nin birinci partisi olmaktır. İkincisi “Kurumsal güç”tür. Yasama organının kurumsal yapısı içinde, yönetim organlarında daha fazla görev almak, daha etkin hale gelmektir. Üçüncüsü ise “Siyasal güç”tür. Bu şekilde yasama faaliyetlerinde ve politika belirlemede daha etkin ve belirleyici olmak, Partimizin stratejik hedeflerini, ekonomik ve sosyal politika önceliklerini hayata geçirmektir.Bu çerçevede, Türkiye’nin şahlanışına tanıklık edecek önümüzdeki 5 yıllık dönemin siyasi formülünü şu şekilde ifade ediyorum: “Yürütmede Erdoğan, Yasamada MHP; Türkiye’de Cumhur İttifakı, dünyada Türk Asrı”.Bu formül, yürütmenin güçlü olduğu kadar yasamanın da güçlü, denetleyici, üretken ve belirleyici olması gerektiğine ilişkin stratejimizin ve küresel güç olma azmimizin ifadesidir. Dünyanın belirsizliğe sürüklendiği bir dönemde Türkiye’nin ihtiyacı istikrardır. Uluslararası sistemin kuralsızlaştığı, çatışmaların ve risklerin arttığı bir dönemde Türkiye’nin ihtiyacı kudrettir, millî birliktir. Bu nedenle, 2028’e giderken meseleyi yalnızca “Kim Cumhurbaşkanı olacak ya da iktidara hangi parti gelecek” sorusuna indirgemeyi doğru bulmuyoruz. Bize göre asıl sorulması gereken soru, “Türkiye, dünyanın yeniden şekillendiği bu tarihî döneme hangi siyasi liderlik ve hangi devlet tecrübesiyle girecektir?” şeklinde olmalıdır.Milliyetçi Hareket Partisi, “Yağmur Stratejisiyle” yasama, yürütme ve yargıda temerküz edecek güçlü devlet kurumsallığında; bolluk ve bereketin, huzur ve refahın, kardeşlik ve dayanışmanın, milli birlik ve bütünleşmenin milletimizin üzerine yağacağı bir rahmet iklimi öngörmektedir. İnanıyoruz ki her yağmur damlası bereketi, bolluğu aynı zamanda umudu, huzuru, kardeşliği ve geleceğe olan güveni de besleyecektir.