Cumhurbaşkanı Erdoğan: Devlet Bahçeli'nin veciz ifadesi ile barış tek kanatlı kuş değildir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Antalya Diplomasi Forumu Resmi Açılış Töreni"nde konuştu. 'Barış için her türlü desteğe hazırız' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nun açılış oturumunda konuştu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, barışa giden en kestirme yolun yapıcı diyalog ve diplomasi olduğunu dile getirip Türkiye'nin Liderler Zirvesi'ne açık olduğunu dile getirdi."YAŞANAN KRİZ AHLAKİ VE VAROLUŞSAL BİR KRİZDİR"Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında barışa giden en kestirme yolun yapıcı diyalog ve diplomasi olduğunu söyledi. Tarafların da istekli olması halinde Türkiye'nin Liderler Zirvesi'ne açık olacağını dile getiren Erdoğan, “Barış için her türlü desteğe hazırız.” dedi. Türkiye'nin barışta anahtar olduğunu belirten Erdoğan, 'Günümüzde diplomasi yalnızca sorunların alanı değil. Dinamikleri doğru okumamız şart. Çok sert bir kırılmayla karşı karşıyayız. Yaşanan kriz ahlaki ve varoluşsal bir krizdir.' dedi.Hafta içinde Kahramanmaraş’ta meydana gelen üzücü olaya değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öncelikle çarşamba günü Kahramanmaraş ilimizde yaşanan müessif olaydan sonra telefonla aramak veya mesaj göndermek suretiyle üzüntümüzü paylaşan herkese milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Rabbim hiç kimseye, hiçbir aileye ve topluma böyle acılar yaşatmasın." ifadelerini kullandı.

"ADF KÜRESEL BİR MARKAYA DÖNÜŞTÜ"Bu yıl beşincisi düzenlenen forumun tüm dünya için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, forumun kısa sürede ulaştığı noktaya dikkati çekti. Gerek katılım gerekse içerik bakımından ADF’nin küresel bir marka haline geldiğini vurgulayan Erdoğan, organizasyonda emeği geçen Dışişleri Bakanlığına ve forumun temellerini atan Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’na teşekkürlerini iletti."DİPLOMASİ SADECE BİR MÜZAKERE ALANI DEĞİLDİR"Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin diplomasiye bakış açısını ve forumun misyonunu şu sözlerle özetledi;"Türkiye olarak Antalya Diplomasi Forumu’nu diplomatik temas kavramının sınırları içine hapsetmiyoruz. Bu organizasyonu; dünyanın nereye doğru gittiği, insanlığın hangi değerler etrafında buluşabileceği, yeni etkileşim alanlarının neler olabileceği üzerine derinlikli istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu olarak görüyoruz. Hepimiz şu gerçeğin çok net farkındayız; günümüzde diplomasi yalnızca sorunların, ihtilafların ve çıkarların müzakere edildiği bir alan olmaktan çıkıyor. Diplomasi aynı zamanda insanlığın ortak geleceğinin hangi ilkeler bağlamında şekilleneceğinin tartışıldığı bir zemini de temsil ediyor."GELECEĞE DAİR UMUDUN ORTAK KÜRSÜSÜBeş yıl önce yola çıkarken koydukları hedeflere ulaştıklarını belirten Erdoğan, "Bugün görüyoruz ki Antalya Diplomasi Forumu; küresel aklın, global vicdanın ve özellikle de geleceğe dair umudun ortak kürsüsü haline gelmiştir. 'Yarını kurgulamak, belirsizlikleri yönetmek' teması altında üç gün boyunca yapılacak tartışmaların; forumun bu özgün ve özel yönünü daha da belirgin kılacağı kanaatindeyim. Forumun, sizlerin de ufuk açıcı fikirleriyle Türkiye'nin 'barışın anahtarı' misyonuna katkı vereceğine inanıyor, şimdiden her birinize teşekkür ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti; İnsanlık ailesi olarak içinden geçtiğimiz dönemi anlamak için süreci doğru tahlil etmemiz, dinamikleri doğru okumamız şarttır. Bugün uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıları yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklamak bizi meselenin özünden uzaklaştıracaktır. Evet, güç dağılımı değişiyor. Evet, yeni aktörler yükseliyor. Evet, rekabet kızışıyor, derinleşiyor, daha yıkıcı hale geliyor. Ancak bütün bunlar bizim çok daha sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Bugün dünya, güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinilen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor."KÜRESEL SİSTEMDE YAŞANAN KRİZ; AHLAKİ VE VAROLUŞSAL BİR KRİZDİR"Kural temelli olduğu iddia edilen sistem; kuralların ihlal edildiği yerde susarken, insan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor. Buradaki esas sorun; seçici davranan adalet, araçsallaştırılmış ilkeler ve güç ilişkilerine mahkum edilmiş müşterek değerlerimizdir. Dolayısıyla küresel sistemde yaşanan kriz; evvel emirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir.Krizin ulaştığı boyutu görmek için 7 Ekim sonrası Gazze'ye bakmak yeterlidir. Son iki buçuk yılda 73 bin Filistinli İsrail saldırılarında can verirken, yaralananların sayısı 172 bini geçiyor. Henüz körpe bir fidanken hayattan kopartılan çocukların sayısı 21 bini aştı. Öksüz ve yetimlerin sayısı ise 58 bini geride bıraktı. Ateşkese rağmen 754 Filistinli şehit oldu, 2100 kişi yaralandı. Bir defa şunu burada kabul etmemiz gerekiyor: Gazze'de yaşananları yalnızca bir insani trajedi olarak okumak eksikliktir.TÜRKİYE KOLAYLAŞTIRICI ADIMA HAZIR(Rusya-Ukrayna)Türkiye, tarafların istekli olması halinde liderler zirvesi dahil doğrudan müzakerelerin devamında kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır. Komşumuz Suriye'de istikrarın güçlendirilmesi ve bölgemizin geleceği için hayati önemdedir.